The Hall’ın hikayesi bundan 135 yıl önce başlıyor.
Zamanın önde gelen ailelerinden Mısırlıyan ailesine mensup üç hayırsever kızkardeş, 1876 yılında Pera’da bugünkü Ağa Camii’nin yanındaki Sakızağacı Caddesinde Ermeni Surp Asdvazazis kilise kompleksini inşa ediyor. Sakızağacı caddesi üzerinde bulunan tarihi kilisenin etrafına, kiliseye gelir sağlamak üzere Yeşilçam sokağına kadar uzanan müştemilatlar inşa ediliyor. Ermeni Vakfı’na ait olan bu binalar zaman içinde çok çeşitli amaçlar için kullanılmış. 30 yıl önce ayakkabı imalathanesi ve matbaa, sonra da Yeşilçam filmlerine stüdyo işlevi görmüş.
Yaklaşık on yıldır harap halde bulunan bina, Beyoğlu’nda pek çok girişimcinin hayalini süslerken, 2005 yılında mekanla ilgili ilk somut proje başlatılıyor. 2007 yılında tarihi yapının dönüştürme projesi tamamlanarak yapı içinde konser, parti, moda gösterileri, sanat, tasarım sergileri ve kurumsal organizasyonlar düzenlenebileceği çok amaçlı bir etkinlik merkezi halini alıyor.
Surp Asdvazazis Kilisesi kompleksi içinde yer alan iki harap bina, bir avluyla ve galeri alanıyla birleştiriliyor. Kompleksin iki ayrı girişinin olması, sokağın canlanmasına, çevre düzenlemesine ve sokak etkinliklerine imkan sağlıyor.
The Hall’un esnek, sürprizli yapısı ve şaşırtıcı mimari özelliklerinden hareket edilerek mekanda yapılacak etkinlikleri tasarlayacak, yön verecek bir etkinlik tasarım şirketi kuruluyor: Magnet İstanbul. Zıt kutupları bir araya getirme konseptinden yola çıkarak kurgulanan Magnet İstanbul’un temel işlevi The Hall’da yapılacak tüm etkinliklerin iletişiminden, kullanılacak müzik formatlarına, dekorundan yemeğine kadar her unsuru yaratıcı bir perpsektifle tasarlamak ve böylece mekanın etrafına bir kimlik ve enerji vermek.